O gün gündemimiz nicedir simgeselliğini, kokusunu, doğallığını yitiren gül olmuştu… Bütün renklerini andık tek tek; kırmızı, beyaz, pembe, hatta siyah gülden bile konuştuk. Dahası, olur mu olmaz mı düşünmeden, katmanlı, dikeni çok, altın ışıltılı yaban güllerine bile benzettik seni. Yaban gülünü evcilleştirmeye uğraştığımız yetmezmiş gibi, ‘gri gül niye yok acaba?’ dedin.İkili Yalnızlık, Cemre gibi kitaplarıyla tanıdığımız Lütfiye Aydın, yeni öykülerini topladığı Gri Gül ile Can Yayınları’na katılıyor. Lütfiye Aydın, incelikli, duyarlıklı dili ile son dönem gerçekçi edebiyatımız içerisinde önemli yer tutmuş bir yazar. Toplumumuzun hemen her kesiminden insanları ele alıyor öykülerinde. Değindiği konulara hepimiz yakından tanığız; önümüzde kuşaklar yok oluyor, incelikle çöküntü içinde. Gri Gül işte buna dikkat çekiyor; gülümüz solmuş, yakılmış, kül kalmış geriye. Gri Gül, daha kitaplaşmadan, 2005 Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü’nü kazandı.


Kitap Yorumları - (2 Yorum)
İçten ve duygusal bir hikaye, yazar kendi yaşadığı trajedilere de yer vermiş, ben beğendim
Gri Gül, Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü’nü almış bir kitap. Aldığı ödül kendi başına referans olurken, okurken de çok zevk aldığımı belirtmeliyim. Konusunu hayattan ve hayatın gerçeklerinden alırken, yarattığı karakterler de canlı olarak gözlerinizin önünde beliriyor. Lütfiye Aydın karakter yaratma konusunda usta bir yazar. Bunu da çok fazla gözlem yapmış olmasına bağlamak mümkün bence. Özellikle son kattaki bir yangını anlattığı son öyküsünde, yangında sıkışıp kalmanın paniğini hissediyorsunuz. Çok iyi kişilik ve mekan tasvirleri olanbu kitabı kesinlikle kaçırmamanızı öneririm.