13.-15. yüzyıllarda Anadolu ile Rumeli'de konuşulan ve yazılan Oğuz Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırılmaktadır. Oğuz Türkçesi bu dönemde bir yandan yazı dili olma yoluna girmiş, öte yandan da Arapça ve Farsçaya karşı bir varlık mücadelesi sergilemiştir. Anadolu'da 14. yüzyıl bir tercümeler devridir. Birçok dini ve edebi eser, Arapçadan ve özellikle de Farsçadan Türkçeye çevrilmiştir. Türkiye coğrafyasında edebi ve kültürel bir gelişme temel oluşturan bu tercümelerden biri de Kabus-name'dir. Kabus-name, Keykavus bin İskender'in MS 1082 yılında oğlu Gilan Şah için kaleme aldığı nasihatname-siyasetname türünde Farsça bir eserdir. Kırk dört bölümden oluşan bu kitap; satranç oynamak, yıkanmak, av avlamak, top oynamak, cariye ve köle almak, at cinsleri, tıp, astroloji, hendese vb. ilimlere vakıf olmak gibi hayatın her alanında kullanılabilecek yararlı ve gerekli birtakım bilgileri içermektedir. Fars edebiyatının temel eserlerinden biri olan Kabusname Eski Anadolu Türkçesi döneminde farklı mütercimler tarafından altı kez Türkçeye tercüme edilmiştir. Devrinin önde gelen şahsiyetlerinden Şeyhoğlu Sadrüddin'in çevirisi de bu eserin ilk ve önemli tercümelerinden biridir.
Kitap Yorumları - (0 Yorum)