Yaslandı ve tabutun içine baktı. Kızın kafası, kutunun kenarından düşen gölgenin altında kalıyordu. Uzun saçları artık griydi. Gri, güzel ve kuru. Saçları, biraz insan etinin, eski, kahverengi deri parçaları gibi yapıştığı kafatasının iki yanından sarkıyorlardı. Göz oyuklarında bir şeyler vardı. Çok yakından bakmak istemedi. Omuzlarından artakalanların etrafında, bir zamanlar beyaz bir kefen olduğunu tahmin ettiği sargılar vardı.Rizzo, kurukafaya bakıp o güzel yüzün nereye kaybolduğunu merak edeceğini sanıyordu. Henüz başlayan ereksiyon artık tamamen yok olmuştu. Üşüdü. Etrafında bir esinti vardı. Az sonra kussa pek de şaşırmazdı. Korku ve tiksintiden değil ama bu yerin sinsice boğan atmosferinden. Yüzyıllar boyu San Michele ’in kapısından geçmiş her bir canlının yarattığı insantozu bulutunun içinde durmak gibi bir şeydi bu...
Kitabı ilk okumaya basladıgımda pek anlayamamıştım ama ilerleyen bölümlerde öyle bir değişiyor ki ; olayların hangi yöne gideceğini öğrenebilmek için elimden bırakamadım.Hiç aklıma gelmeyecek birşekilde bitmesi beni çok şaşırttı. İsmini Şeytanla alakalandırdığım için almıştım .Ama müzikten bahsediyor ve cinayetlerle karmaşık bir hale getiriyor .
çok güzel bi kitap. ben biraz etkilendim ama gerçekten çok güzel herkese tavsiye ediyorum. ben şeytan isminden dolayı almıştım ama alakası bile yok:mezardan çalınan bir keman iki müzisyenden ibaret ama süper bir kitap…
Bir kere bu kitabı isminden dolayı şeytanı düşünerek alıyorsanız yanılıyorsunuz. Çok farklı zamanlarda geçen ancak birbirine nokta atışlarıyla bağlı olan iki hikaye anlatılıyor. Ve ortada olan dünyanın ikinci, Paganini’nin gözdesi olan bir keman ve yazılmış gizemli bir konçerto o kadar güzel anlatılmış ki okurken sanki o bilinmeyen ama şaheser olan konçertoyu dinliyormuş hissine kapılmamak elde değil. Ayrıca öyküler gerçek ve dahi müzisyenlerin isimleriyle daha da sağlam kalıplara oturtulmuş. Kimi yerlerde çok karışık ancak genelde harikulade bir kitap…
Şeytanın Gölgesi, ayrı zamanlarda geçen iki farklı hikayeyi anlatıyor. Bir keman, iki dahi müzisyen, açgözlü soylular ve mükemmel bir beste… Aradaki zaman farkına rağmen her iki hikayede de o denli yakın benzerlikler var ki insan, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin insanların asla değişmediğini düşünmeden edemiyor. Bu kitabı okurken, hikayeyle sürüklenip kitabı elinizden bırakmakta zorlanırken bir yandan da Venedik’in büyüsüne kapılıyorsunuz. David Hewson’ın başka kitaplarının da çevrilmesini heyecanla bekliyorum.
Kitap Yorumları - (4 Yorum)
Kitabı ilk okumaya basladıgımda pek anlayamamıştım ama ilerleyen bölümlerde öyle bir değişiyor ki ; olayların hangi yöne gideceğini öğrenebilmek için elimden bırakamadım.Hiç aklıma gelmeyecek birşekilde bitmesi beni çok şaşırttı. İsmini Şeytanla alakalandırdığım için almıştım .Ama müzikten bahsediyor ve cinayetlerle karmaşık bir hale getiriyor .
çok güzel bi kitap. ben biraz etkilendim ama gerçekten çok güzel herkese tavsiye ediyorum. ben şeytan isminden dolayı almıştım ama alakası bile yok:mezardan çalınan bir keman iki müzisyenden ibaret ama süper bir kitap…
Bir kere bu kitabı isminden dolayı şeytanı düşünerek alıyorsanız yanılıyorsunuz. Çok farklı zamanlarda geçen ancak birbirine nokta atışlarıyla bağlı olan iki hikaye anlatılıyor. Ve ortada olan dünyanın ikinci, Paganini’nin gözdesi olan bir keman ve yazılmış gizemli bir konçerto o kadar güzel anlatılmış ki okurken sanki o bilinmeyen ama şaheser olan konçertoyu dinliyormuş hissine kapılmamak elde değil. Ayrıca öyküler gerçek ve dahi müzisyenlerin isimleriyle daha da sağlam kalıplara oturtulmuş. Kimi yerlerde çok karışık ancak genelde harikulade bir kitap…
Şeytanın Gölgesi, ayrı zamanlarda geçen iki farklı hikayeyi anlatıyor. Bir keman, iki dahi müzisyen, açgözlü soylular ve mükemmel bir beste… Aradaki zaman farkına rağmen her iki hikayede de o denli yakın benzerlikler var ki insan, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin insanların asla değişmediğini düşünmeden edemiyor. Bu kitabı okurken, hikayeyle sürüklenip kitabı elinizden bırakmakta zorlanırken bir yandan da Venedik’in büyüsüne kapılıyorsunuz. David Hewson’ın başka kitaplarının da çevrilmesini heyecanla bekliyorum.