“…Yine koyu hasret kokan bir gecenin en koyu yalnızlığında çarmıha gerilmiş gibiyim.Beyaz sayfalara akan kan gibi, damla damla dağılıyorum ben de,çaresizliğimin en beyaz sayfalarında. Sonra ikinci el mazmunlar diyarından satın aldığım birkaç cüzzamlı aşk söylemlerini yazmakla teselli buluyorum.Mecnun olup çöllere düşmedim gidişinin ardından. Sadece Tanrı’dan seni diledim. On üç batman ağırlığında bir demir bağ ile her gün bin rekat namaz kıldım Hallac-ı Mansur gibi. Hak « ben » demedim elbette O’nun gibi. Hak «sen» dedim ki benimde ellerimi, kollarımı hatta dilimi kesip atsınlar. Sonra yaksınlar bedenimi, küllerimi Dicle’nin senin sularına atsınlar diye. Küllerim kabarttığı sularda, Dicle olup sana akmak istedim sonra.»


Kitap Yorumları - (1 Yorum)
Bu nasıl bir kitap, nasıl bir anlatım, nasıl bir akıcılık, nasıl bir kurgudur böyle @muratkoran_ Beni derinden etkileyen kitaplardan olmayı başaran nadir yapıtlardan biri oldu #FarelerVeBeyaz.Kitaptaki karakterlerin her biri bir mesaj içeriyor ve her birine farklı değerler yüklenerek bu değerler kitabın olay kurgusu içerisinde güzel bir şekilde işleniyor.Karakterlerin her birine yüklenen değerler yalnızlık, fedakarlık, çaresizlik, kadersizlik, vefakarlık, aşk, heyecan, hayaller ve umut..Aslına bakarsak hepsi de kaderin dahilinde olan kader kavramının örüntülerini oluşturmakta.Kader demişken kader asla yarım kalmıyor ve bunu bu kitapta çok rahat ve şaşkınlık içerisinde okuyarak görüyoruz.Belki kişiler üzerinde yarım kalıyordu ama o kişilerin hayatında olanlar üzerinden kader kendisini bir şekilde tamamlıyor.