Bir Yaz Akşamı On Buçukta

Kategori: Edebiyat Yazar: Marguerite Duras Yayınevi: Can Yayınları

Bir Yaz Akşamı On Buçukta

  • Orijinal Adı: Dix heures et demie du soir en été
  • Çevirmen: Muhterem Anıt
  • Yayın Tarihi: 19.03.2018
  • Dil: TÜRKÇE
  • Sayfa Sayısı: 128
  • Cilt Tipi: Karton Kapak
  • Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
  • Boyut: 12.5 x 19.5 cm
  • ISBN: 9789750736711
Tanıtım Bülteni

Marguerite Duras, geleneksel edebiyat öğelerinin önemini yitirdiği yapıtlar verdiğinden olsa gerek, birçoklarınca Yeni Roman akımıyla birlikte anıldı. Ama Duras romanları, oyunları ve senaryolarıyla her zaman Fransız edebiyatının en kendine özgü yazarlarından biri olarak kaldı. Yazarın okuru daha ilk satırlarıyla büyüleyen, alıp götüren Bir Yaz Akşamı On Buçukta adlı bu unutulmaz romanı, insan yaşamı ve aşkın en dokunulmaz bölgelerine gözüpek bir biçimde giren bir yapıt. Bitmekte ve başlamakta olan aşkların, kesişen yazgıların, acı veren gerilimlerin yaşandığı kısa bir tatilin öyküsü. Büyüsünü yitiren bir birlikteliğin, bir aşk cinayetinin romanı. Yaz mevsimi, Akdeniz, uykusuz geceler, sıcak ve alkolün nerdeyse birer roman karakteri olarak yer aldığı Bir Yaz Akşamı On Buçukta, film izlercesine okunacak bir kitap.

SatıcıKitap AdıBağlantı
TrendyolBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
KitapyurduBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
D&RBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
IdefixBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
BKM KitapBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
HepsiburadaBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
Nadir KitapBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
N11Bir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
Amazon TürkiyeBir Yaz Akşamı On Buçukta Satın Al
Bu kitabın ücretsiz yasal olarak sunulan PDF formatı var mı kontrol etmek ister misiniz? KONTROL ET

Benzer Kitaplar




Kitap Yorumları - (4 Yorum)

Okunması son derece gereksiz,sıradan bir öykü.Yazar Hiroşima sevgilim kitabındaki ününü kullanarak okunmasını sağladıgı alelade bir hikaye.Kurgusu çok iyi olmayan,okurken sıkılacagınız bir eser.

Kitapta yazar, görmenin konuşmadan önce geldiğini öne sürer. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir. Ne var ki başka bir anlamda da görme, sözcüklerden önce gelmiştir. Bizi çevreleyen dünyada kendi yerimizi görerek buluruz. Bu dünyayı sözcüklerle anlatırız ama sözcükler dünyayla çevrelenmiş olmamızı hiçbir zaman değiştiremez.Düşündüklerimiz ya da inandıklarımız nesneleri görüşümüzü etkiler. Örneğin insanların Cehennem’in gerçekten var olduğuna inandıkları Ortaçağ’da ateşin bugünkünden çok değişik bir anlamı var. Kitap insanların bakış açılarına göre, dünyayı kavrayış şekillerine göre “görme biçimleri”nin nasıl olduğunu ortaya koyuyor. Tavsiye ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*