Kitle Katliamları

Kategori: Tarih Yazar: Abram de Swaan Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Kitle Katliamları

    Tanıtım Bülteni

    Kitle katliamları “modernite”nin, hatta “demokrasi”nin ya da aksine “medeniyetin çöküşü”nün veya “barbarlığın geri dönüşü”nün doruğa ulaşmasının bir göstergesi midir? Bu katliamları işleyen kişiler “sıradan” mı yoksa “psikopat” olarak mı nitelendirebilirler? Holokost vakasının başlı başına tarihsel bir tekilliğe, eşsizliğe sahip olduğu ya da diğer soykırım örnekleriyle kıyaslanabilir olduğu söylenebilir mi?Elinizdeki kitap, yirminci yüzyılda meydana gelen yaklaşık yirmi adet kitlesel imha olayının analizini yaparak, geçirilen cinai cinnetlerin hangi koşullar altında patlak verdiğini ve bireylerin bu vakalarda yer almak için sonunda nasıl birer gönüllüye dönüştüklerini anlamak amacıyla, yukarıdaki çoğaltılabilecek soruları ve yaklaşımları tartışmaya açma niyetindedir. Bu hususta benzersiz bir görüş öne sürülmektedir: Haftalarca, aylarca, hatta yıllarca, tereddüt etmeden, acımasızca, kimi zaman da coşkuyla, iş olup bittikten sonra vicdan azabı duymadan hemcinslerini katleden kişiler, sadece zamane ideolojilere ya da emirlere itaat eden “sıradan insanlar”dır: “siz ve ben ya da herhangi biri aynı koşullar altında aynı şeyi yapmış olabilir.” Abram de Swaan bu araştırmasında, kitle katliamlarının oluşumunu, gelişimini ve tanıklarını, olaylarda önemli roller oynayarak genellikle göz ardı edilen ya da harfi harfine itibar edilen kahramanları inceleyerek, baştanbaşa “kötülüğün sıradanlığı” tezini mercek altına alıyor…

    Benzer Kitaplar




    Kitap Yorumları - (2 Yorum)

    Ayrıntı yayınları yine harika bir kitap ile buluşturdu beni.muhteşem bilgi dolu bir kitap,okuyunuz

    Son zamanlarda okudugum ve okurken bolca dusundugum kitaplardan biri oldu. Kitle katliamlari, insanin öldürme eylemini ve altinda yatan psikolojiyi sorgularken, insanligin yakin ve karanlik tarihine dair de onemli notlar barindiriyor. Bu kitaba baslarken aklimda bircok soru vardi.Suclular kitlesel katillere donusmelerini musait kilan belirli gudulere ve egilimlere sahip midir? Ayni sartlar altinda kalan herkes ‘siz’ ve ‘ben’ de dahil olmak uzere, otomatik olarak oldurmeye kalkisir miydi ve cinayete katilir miydi? Yillardir baris icinde birlikte yasayan insanlar ne oluyor da bir anda komsularini katledecek hale geliyor ve pismanlik duymayacak bir psikolojiye burunuyordu? Asiri siddet bir anda nereden geliyordu ve sonra nasil bir anda kayboluyordu? Kotulugun siradanligi, siradan insanlarin potansiyel katile donusmesi vs. Yakin tarihimizin kara sayfalarini karistirmak ve aklinizda bu konularda sorular varsa cevaplarini aramak isteyenler için.Ayrica çevirisi cok basarili.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    *

    *

    *