Şuan karaltıyla aramda yirmi metre kalmıştı.El fenerini karanlığın içine doğru tuttum ve o an olduğum yerde donakaldım.Donmuş bier ceset ağaca yaslanmış bir şekilde karşımda duruyordu.Ölüm estetiğini çağrıştıran buz sarkıtları göz çukurlarına birer mızrak gibi saplanmıştı sanki.Bir amaç uğruna ilkel bir inanışla kurban edilmiş gibiydi.Bu manzara karşısında ruhlar dünyasını görebiliyordum.Ölümün şekli ve rengi hep aynıydı ve ölüm yine randevusuna geç kalmıştı.

Kitap Yorumları - (3 Yorum)
çok guzel akicı bir kitap tavsiye ederim.
Miro’nun oğlu Bedirhan’nın hiç görmediği babasını bulmak için çıktığı zorlu bir o kadar da esrarlı bir yol…
Babası hakkındaki gerçekler…
Yollara düşmeden önce Doğunun (Mezopotamya) çetin koşullarında Bedirhan’ın yaşadığı her an ensesinde ruhunda hissettiği ölümün soğuk nefesi…
Ve bu nefesin ürkütücü gerçekleri…
Müthiş bir kitap. herkesin mutlaka okuması lazım. akıcı ve sürükleyici.